Ah benim gerizekalı milletim..:)

İlk olarak kime gerizekalı diyorum biliyormusunuz?

http://www.facebook.com/event.php?eid=152334771499561
İnternetime Dokunma! etkinliğine katılan siz saf, cahil ve araştırma nedir bilmeyen güzel ülkemin güzel insanlarına saf diyorum…

Biri ortaya bir laf atıyor ve ardından tüm internet alemi peşinden gidiyor. Sonra adı neye çıkıyor biliyormusunuz?

– “AKP sonunda bunuda yaptı”
– “Referanduma evet dediniz alın işte sizin eseriniz”
-” Hala AKP’ye mi oy vereceksiniz?”
-“Ülke elden gidiyor.”
-“Tayyip şöyle böyle……………”
-“Türkiye iran oluyor”
-“etkinliğin adı “Tayyip internetime dokunma” olsa daha doğru olurdu !”

Gibi gibi bir ton gereksiz şey.. Bunlara yakın veya yakınından geçen cümleleri kullanan insanlar, hepinize “tam bir gerizekalısınız” diyorum!

Neden mi?
Çünkü böyle birşey yok!

Aylar öncesinden beri böyle bir uygulamadan bahsedildi. O zaman neden bu kadar büyütülmedi de, şimdi bir etkinlik ve bir kaç haber ile tüm millet gaza geldi? Sizi anlamak gerçekten çok zor!

Ortada doğru düzgün bir haber yok, kaynak yok ve TV’lerde bu şekilde bahsedilmedi. Ama siz olayı evirdiniz, çevirdiniz, obbbaaa devlete suçu attınız. Bu kadar mallık olur mu?
Oluyormuş demek ki..

Neyse şuan çıkmam lazım, ben sonra devam ederim.

Siz bu arada olayın gerçeğini anlamak için şu yazıyı okuyabilirsiniz.

Bunuda anlamazsanız, güzel ülkemi Terk edin..:)
http://www.btk.gov.tr/Basin_Duyurular/Bulten/2011/04052011-guvenliinternet.pdf

22 Ağustos 2011: İnternet Ölüyor mu?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nca (BTK) hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu uygulamayla kullanıcılar BTK’nın belirlediği 4 internet filtresinden birini seçmek zorunda bırakılacak. Filtreyi aşmak suç sayılacak. Filtre kıstasları ise tamamen BTK tarafından belirlenecek. Bu uygulama dünyada Çin, Küba, İran gibi internetin “tutuklu” olduğu ülkelerde kullanılıyor.

Hazırlayan: Sercan Tezcanoğlu  Geçtiğimiz günlerde basının gündemine gelen “yasaklı kelimeler listesi” büyük tepki almıştı. Ancak bu yasaklı kelimeler listesinin buzdağının görünen kısmı olduğu çok geçmeden ortaya çıktı.

İnternet Ölüyor

İnternet Ölüyor

Dayanağı nedir?

5809 sayılı Kanunun 4’üncü 6’ncı ve 50’inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde 2011/DK-10/91 no’lu karar ile onaylanarak, “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesine karar verildi.

22 Ağustos’ta devreye girecek sistemde internete devlet daha doğrusu “BTK” tarafından belirlenen 4 filtre tipinden birini seçerek girebileceğiz. Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak. Ayrıca internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutuluyor, aksi halde onlara da ağır para cezaları öngörülüyor.

“Ben giriyorum, siz de girin”den “Ben de giremiyorum artık”a…

Düzenlemeye göre 4 tip filtre yer alacak. Aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket. Her internet abonesi bunlardan birini seçmek zorunda kalacak. Bu filtre tipini internet kafelerde uygulanan “Websense” filtresine benzetebiliriz. Yani sadece internet kafenin belirleyebildiği sitelere girebileceksiniz. Bu tür filtre sistemleriyle içeriğinde sorun olmasa bile birçok sitenin filtreye takıldığı kullanıcılar tarafından biliniyor.

Git gide uçsuz bucaksız bir dünya olma yolunda ilerleyen interneti “güvenli internet” sloganının arkasına sığınarak “terbiye edilmiş internet“e dönüştürecek bu uygulamanın dünyada sınırlı sayıda örneği var. Bu örneklerde Çin, Küba, İran gibi internetin sıkı bir sansür altında tutulduğu ülkelerle sınırlı.

Bu uygulamayla ilgili olarak Yeni Medya Düzeni için bir makale yazan Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Mutlu Binark, 22 Ağustos’ta uygulamaya girecek bu esaslara karşı durulması gerektiğini belirtmişti.

Binark bu görüşüne destek olarak bu sistemin internet kullanıcılarını sınıflandırdığını ve bu esaslarla “internetteki zararlı içerikten korunma” adı altında internetin sınırlandırıldığını ifade etti.

Bu tür filtreler şu anda da var

Bu tür filtre sistemleri işletim sistemleri, internet servis sağlayıcılar ya da internetten bulunabilecek programlar sayesinde isteyen kullanıcılar tarafından zaten istenildiği zaman kullanılabiliyor. Yani zaten kullanıcı böyle bir opsiyona sahip. Ancak BTK’nın uygulamasıyla bu durum bir opsiyon olmaktan çıkıp zorunluluk haline geliyor.

Binark, “Bu usul ve esasların arkasındaki zihin örüntüsünün kendi yurttaşını birey olarak görmediğini, onun adına eylemeye muktedir olarak sadece kendini ve kendinin mutlak otoritesini ve bu mutlak otoritenin doğruluğunu gördüğünü belirtmek gerekir. Bu anlamda burada herşeyi bilen muktedir özne BTK ve muteber vatandaşlar da İnternet erişim özgürlükleri ile İnternet ortamında seçme haklarının “onların iyilikleri adına” ellerinden alınmasına rıza gösterenlerden oluşmakta. Devlet eliyle, filtreleme uygulamasının topyekünleştirilmesine ve zorunlu kılınmasına yol açacak bu uygulamanın benzer örnekleri ancak Çin Halk Cumhuriyeti, Küba, İran, Tayland gibi yurttaşlarının siberuzama erişimini sınırlandıran ve engelleyen ülkelerden verilebilir” diyerek uygulamanın zararlarına dikkat çekti.

TWITTER’DA 22 AĞUSTOS DEPREMİ… SERDAR KUZULOĞLU İNTERNETİN ÖLÜM TARİHİ İÇİN NE DİYOR? TIKLAYIN

Binark, “Bu internet filtresi uygulamasıyla, birey korumacı ve kollamacı bu muhafazakar ideoloji tarafından pasifize edilmekte, zihni “tek doğru, tek renk, tek söylem” çağrısına uymaya, sağduyuya davet edilmektedir. Bu nedenle, Ağustos 2011’den itibaren İnternet ortamına erişimde aklını kullanmaya muktedir bireyin akıl ve irade özgürlüğünü elinden alan bu usul ve esaslara karşı durmak, yürürlüğe girmesine itiraz etmek gereklidir” diye de yazdı.

Türkiye’de internet nereye gidiyor?

BM desteğiyle Freedom House tarafından Nisan 2011 de yayınlanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin “kötü puan’ını 42’den 45’e yükselterek” internete erişim özgürlükleri konusunda  geriye doğru gitmeyi sürdürüyor.

Bu uygulamayla BTK, kimin hangi siteye girebileceğine, hangi blogu okuyabileceğine, hangi tartışma grubuna katılabileceğine kendi kendine karar vermiş olacak. İstediği herhangi bir siteyi, sayfayı kara listeye alarak sizin ulaşmanızı engelleyebilecek. Böyle Türkiye’nin İnternette Özgürlük Raporu’nda kendini İran ve Çin‘in arasında bulması sandığınız kadar uzak bir gelişme değil.

Standart paket sansürsüz değil mi?

En özgür gibi görünen Standart paket de bir filtre paketi ve BTK tarafından belirlenen erişim engellerine ve kara listelere tabi. Yani YouTube kapalıyken önceden DNS ile girebiliyordu. Ancak bu paket altında erişimi engellenmiş YouTube‘a girmek mümkün olmayacak.

Dava açıldı

IPS İletişim Vakfı-Bianet, 13 Nisan 2011 tarihinde  “yürütmenin durdurulması” talebiyle, söz konusu usul ve esaslara karşı Danıştay’a iptal davası açtı.  Vakıf, Danıştay’a yaptığı başvuruda BTK’nın aldığı yeni kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınan temel hak ve özgürlükleri ölçüsüz şekilde kısıtladığını belirtti. Vakıf adına başvuruda bulunan avukat Ayşe Altıparmak, BTK’nın keyfi bir şekilde yasaklı siteler listesi hazırlayabileceğini, çocukları zararlı içerikten korumak için ebeveynlerin yerine devlet eliyle karar verilmesinin doğru bir uygulama olmadığını belirterek, “Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa özdenetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile internet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır” açıklamasında bulunmuştu.

BTK’dan ses yok

Twitter‘da ve internette kıyametler koparken filtrelerin mucidi BTK’dan herhangi bir açıklama gelmedi.

22 Ağustos Twitter‘da dünya trendi oldu

Haberin CNNTurk.com’da yayımlanmasının ardından Twitter‘da büyük bir hareketlilik başladı. 22agustos Türkiye’de trend olarak listeye girerken konuyla ilgili tweet yağdı. Hızla artan tweetlerle birlikte 22agustos dünyada da 1 numaralı trend oldu.

22 Ağustos Tarihinde Ekşi Sözlük de kapanıyor!

Türkiye İletişim Başkanlığı’nın 21 Nisanda yolladığı duyuru, internet dünyasında büyük şok etkisi yarattı. Erişime kapatılacak siteler arasında Ekşi Sözlük de var!>22 Ağustos tarihindeinternetin filtrelenecek olması, geçen günlerde bilişim dünyasında bomba etkisi yarattı. Düzenlemeye göre 4 filtre bulunacak ve olabildiğince serbest olan “Standart Filtre“de bile çeşitli sitelere erişim yasaklanacak. DNS uygulamaları ile bu sitelere girmek suç sayılacak.

Ekşi Sözlük

Ekşi Sözlük

Yaşanan son gelişme ile işler şimdi daha da karıştı ve ülkenin en popüler sitelerine ulaşımı engelleme kararı çıktı.

Maalesef gelişmeler bu kadarla sınırlı kalmadı. Türkiye İletişim Başkanlığı‘nın (TİB), 21 Nisanda sadece hosting’e yolladığı bildiride, sourtimes sunucularının da yasaklı olacağı bildirildi. Ekşi Sözlük, http://www.sourtimes.org adresinden yayınladığı ve “TİB’nin Ekşi Sözlük’ü Kapatma Emri” başlığından sergilenen açıklamada, sourtimes’a bağlı sunucuların da “Yasaklı siteler listesine” girdiği belirtildi.

Karar, sözlük üyeleri ve Facebook’ta infial yarattı.

Ekşi Sözlük Kapanıyor mu? Ne zaman kapanıyor?

Sözlüğün kurucusu Sedat Kapanoğlu’nun yazdıklarına göre durum ciddi. İşte TİB’in o mektubu ve Kapanoğlu’nun açıklaması: “tib’in 21 nisan’da sadecehosting’e gonderdigi ve tarafima an itibariyle ulasmis, asagida alintiladigim mail’in ozetidir. tib’in yolladigi “sonlandirilacak hosting’ler” listesine sourtimes.org’u sıkıştırmışlar. sourtimes.org bildiginiz uzere eksi sözlük’un tüm arka planini olusturuyor. sourtimes.org ‘u sonlandırmak eksi sozluk’u sonlandirmak anlamina geliyor. “katalog suclar” dedikleri de ancak eksi sozluk iceriginden varilabilecek bir sonuc zira sourtimes.org adresine girdiginizde zaten eksi sozluk’e yonleniyorsunuz.

KAPANOĞLU DÜN SIRA BİZE DE GELECEK DEMİŞTİ

Ekşi Sözlük

Ekşi Sözlük

Dün Bogazici Üniversitesi’nde bir panelde konuşan SSG rumuzlu Sedat Kapanoğlu, sansürden yakınırken “sıra bir gün elbet ekşi sözlük’e de gelecek” demişti. Kapanoğlu, mesajında “dün bu sözü söylerken açıkçası o günü kastetmemis ve tahmin de etmemistim.” dedi ve şöyle devam etti: “Bu talep kuvvetle muhtemel tamamen zirva tamamen uydurma bahanelerle (sehven mehven) savusturulmaya calisilacaktir, yine kuvvetle muhtemel “geri cekilecek”tir. tabi bir ihtimal cekilmeyebilir ve o sablon maillerine boburlene boburlene yazdiklari tehditkar uslupla zikrettikleri yasal islemlere basvurabilirler de. basvursunlar, hem belli mi olur belki basvura vura baslari bir şekle girer.

Bu olasiliklardan bagimsiz olarak su artik asikardir ki btk ve tib tamamen kontrolsuz ve cigrindan cikmis bir sekilde yonetilmekte, tamamen zarara ziyana yol acmakta, sacmalamanin doruklarina varmaktadir. bu kurumlarin hak ihlallerini umursamaz, serkes ve sorumsuz tavirlari sadece bir kac yilda 60,000’den fazla siteyi kapatacak kadar otomatige baglamisliklari, hosting firmalarina “bu kelimelere izin vermeyin” diyecek kadar ileri gitmeleri ve sonra tepkiyi gorunce bu tavirlarindan tam geri adim atmalari (bkz: alan adlarina getirilen sansur) bunun en bariz gostergesidir.

TİB’in su anda yasal olarak tum yukumluluklerini catir catir eksiksiz yerine getiren eksi sozluk’u kapatma girisiminde bulunmasi artik bu bulamacin patladigi yerdir. iste kurumsallasirken sadece “bizim tabandan mi” kriterini ele alirsan elde ettigin kurumlar boyle hilkat garibesi acinasi ve her yaptiklariyla s..tikca sivayan kurumlara donusur.

leoparin kuyrugunu tutmayacaktin tib, simdi sakin birakayim deme.

gelismeleri sozlukten, twitter ve facebook uzerinden paylasacagiz.

İŞTE TİB’İN EKŞİ SÖZLÜK’E YOLLADIĞI MEKTUP

sayın yer sağlayıcı; aşağıdaki alan adlarına yer sağlayıcılık hizmeti verdiğiniz tespit edilmiştir.

bu kapsamda derhal bunlara yer sağlayıcılık hizmetine son vermeniz gerekmektedir.

aksi takdirde herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın yasal işlemlere başvurulacaktır.

diğer taraftan; bundan sonrada; 5651 sayılı kanunda sayılan katalog suçlar (müstehcenlik, fuhuş, çocukların cinsel istismarı, vb.) kapsamındaki internet sitelerine yer sağlayıcılık (hosting) hizmeti vermemeniz gerekmektedir.

gereğinin derhal yapılmasını ve sonucundan bilgi verilmesini rica ederim. bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu telekomünikasyon iletişim başkanlığı

22 Ağustos İnternet Darbesine HAYIR!

Sansüre Hayır

Sansüre Hayır

22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek yönetmelikle Türkiye’de internet kullanıcılarına filtre zorunlu olacak, hangi sitelere girilebileceğine devlet karar verecek!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nca (BTK) hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu uygulamayla kullanıcılar BTK’nın belirlediği 4 internet filtresinden birini seçmek zorunda bırakılacak. Filtreyi aşmak suç sayılacak. Filtre kıstasları ise tamamen BTK’nın keyfine göre belirlenecek.

CNNTürk‘te Sercan Tezcanoğlu imzasıyla yayınlanan habere göre 5809 sayılı Kanunun 4’üncü 6’ncı ve 50’inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde 2011/DK-10/91 no’lu karar ile onaylanarak, “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesine karar verildi.

22 Ağustos’ta devreye girecek sistemde internet kullanıcıları, internete ancak BTK, yani devlet tarafından belirlenen 4 filtre tipinden birini seçerek girebilecekler. Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak. Ayrıca internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutulacak, aksi halde onlara da ağır para cezaları uygulanacak.

Düzenlemeye göre 4 tip filtre yer alacak. Aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket. Her internet abonesi bunlardan birini seçmek zorunda kalacak. En özgür gibi görünen Standart paket de bir filtre paketi ve BTK tarafından belirlenen erişim engellerine ve kara listelere tâbi.

Bilindiği gibi şu an isteyen kullanıcı, bilgisayarına “çocuk filtresi” olarak basit programlar vasıtasıyla filtreler yükleyebiliyor. Bu filtre, yükleyen kişinin istemediği sitelere o bilgisayardan erişilmesini engelliyor. 22 Ağustos’tan sonra “devlet baba” da tüm Türkiye vatandaşlarına böyle bir filtre uygulayacak.

AKP Türkiye’sinde bu uygulamanın nerelere varacağını kestirmek zor değil. Zira yakın zamana kadar uzun süre Youtube yasaklı kalmıştı. Bu süreçte Başbakan Erdoğan, “Ben giriyorum siz de girin” diyerek, birtakım “kaçak” yollarla Youtube’a girilebileceğini söyleyerek trajikomik bir savunma yapmıştı. Fakat 22 Ağustos’tan itibaren bu “kaçak” yollar da kapalı olacak. Yani Erdoğan da -tekrar yasaklanırsa- Youtube’a giremeyecek.

Dava açıldı
IPS İletişim Vakfı-Bianet, 13 Nisan 2011 tarihinde “yürütmenin durdurulması” talebiyle, söz konusu usul ve esaslara karşı Danıştay’a iptal davası açtı. Vakıf, Danıştay’a yaptığı başvuruda BTK’nın aldığı yeni kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınan temel hak ve özgürlükleri ölçüsüz şekilde kısıtladığını belirtti. Vakıf adına başvuruda bulunan avukat Ayşe Altıparmak, BTK’nın keyfi bir şekilde yasaklı siteler listesi hazırlayabileceğini, çocukları zararlı içerikten korumak için ebeveynlerin yerine devlet eliyle karar verilmesinin doğru bir uygulama olmadığını belirterek, “Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa özdenetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile internet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır” açıklamasında bulunmuştu.

BAŞTAN SONA HUKUKSUZLUK
Doç. Dr. Altıparmak bianet’in Danıştay’a taşıdığı “İnternetin Güvenli Kullanımına Dair Usul ve Esaslar Taslağı”nın baştan sona hukuksuz ve öngörülemez olduğu görüşünde.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Şubat sonunda onayladığı “İnternetin Güvenli Kullanımına Dair Usul ve Esaslar Taslağı”nın 22 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi durumunda, tüm İnternet kullanıcıları BTK tarafından belirlenen filtreleme sistemlerinden birini kullanmak zorunda olacak.

Her internet kullanıcısının, aile paketi, çocuk paketi, yurtiçi paketi veya standart paket abonesi olmak zorunda kalacağı ve paketlerde takip edilebilecek İnternet sitelerini devletin belirleyeceği filtreleme sistemi hakkında bianet, 13 Nisan tarihinde “yürütmenin durdurulması” talebiyle Danıştay’a iptal davası açmıştı.

“Kurallar, muhatapları tarafından öngörülebilir olmalıdır”
Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, bianet’e yaptığı açıklamada bu düzenlemede hukuk devleti olmanın asli koşullarının ihlal edildiğini, düzenleme ile gelecek filtrelemenin ifade özgürlüğü, iletişim özgürlüğü ve özel hayat önünde engel oluşturacağını söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

* “Bilişim konusunda uzman olan hakimler bu konularla ilgilensin” gibi yaygın bir düşünce var. Aslında sorun bilişim bilmemek değil. Esas sorun, diğer konularda olduğu gibi temel hak ve özgürlüklere müdahale konusunda Anayasa ve uluslararası sözleşme gereklerine uygun karar almak.

* BTK, bilişim konusunda uzman; işleri bu. Hukukçuları da var. Ancak hazırladıkları metin tam da hukuk devletinin en esaslı kurallarının ihlal edildiği bir metin.

* Hukuk devletinde temel haklar ve özgürlüklere devletin yapacağı müdahalenin ne olacağı öngörülebilir olmalıdır. Eğer yapılacak müdahale öngörülebilir değilse bunun ölçülü mü olduğunu, hakkın özüne mi dokunduğunu, demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığını denetleyemezsiniz.

* En dar kapsamlı bir hukuk devleti anlayışında bile birinci kural, kuralın muhatapları tarafından öngörülebilir olmasıdır.

“Bu düzenlemenin hiçbir yasal dayanağı yok”

* Düzenlemeye göre BTK “beyaz liste” ve “kara liste” diye iki liste oluşturacak ve bunun ne olduğuna dair muhatapları yani İnternet siteleri ve kullanıcılar hiçbir şekilde öngörülebilirlik aracına sahip değiller.

* Kara liste nedir? Acaba BTK, çocuklar ve aileler için neyi zararlı görecek? Devlet diyor ki, sen neyin kendine veya çocuğuna zararlı olduğunu bilemezsin, bunu ben bilirim ve sen iyi bir ebeveynsen benim dediğimi yapacaksın.

* BTK’nın böyle bir düzenleme yapmasının yasal dayanağı yok. Bunu mümkün kılan hiçbir yasa yok. Tamamen idari kurumun kendi insiyatifi ile başlattığı bir uygulama. Düzenlemede Elektronik Haberleşme Kanunu dayanak olarak gösterilmiş ama orada da böyle bir yetki verebilecek kural yok.

* Düzenlemede bir yandan ifade özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Diğer yandan bilgi alma ve yayma özgürlüğümüz, siyasi özgürlüklerimiz kısıtlanıyor. Öte yandan da özel hayatımıza müdahale var. Bu sınırlamalar ancak yasalarla gerçekleştirilebilir.

* Düzenlemenin keyfi uygulamaya yol açması ihtimali çok yüksek. Bu süreçte iktidarın veya BTK’nın hoşuna gitmeyecek sitelerin engellenmeyeceğine dair bir güvence var mı? Hayır yok. Mesela “bianet sakıncalı bir site, ben bunu kara listeye alıyorum” dediği zaman bunun dayanağı ne olacak ?

“Hukuk devletinde sözlü güvence olmaz”

* Diyebilirler ki, “nerden çıkarıyorsunuz? Biz çok demokratız ve hiçbir siteyi yasaklamayacağız.” Binlerce İnternet sitesinin yasaklı olduğu bir ortamda böyle bir söylemin ne kadar geçerli olacağını bir kenara bırakarak, bu tür bir açıklamanın doğru olduğunu varsayalım.

* Hukuk devletlerinde idare tarafından verilen sözlü güvencelerin hiçbir önemi yoktur. Hukuk devleti bu yüzden vardır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi de bu ilkenin doğal bir sonucudur. Aynı şekilde hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması durumunda hakim güvencesi bulunması güvencesi de buradan geliyor, yine öngörülebilirlik güvencesi de bu ilkeden türetiliyor. Bu güvencelerin olmadığı yerde sözlü olarak “merak etmeyin, biz sadece çocuklarımızı korumak istiyoruz” denmesininhiçbir önemi yok.

* Avrupa Konseyi de Avrupa Birliği de bu gibi genel filtrelemelerin yapılmamasına dair tavsiye kararları yayınladı. Devletin zaten bu şekilde bir filtreleme uyguladığı bir örnek ben bilmiyorum.

“Hem telafisi güç zararlar doğacak, hem de açıkça hukuka aykırılık var”

* Neyin zararlı olacağı konusunda bir ölçüt belirlenmediği gibi nasıl bir uzmanlıkla bu sonuca ulaşılacağı da belirsiz.

* BTK bu konuda deneyim sahibi, çocuk psikolojisi hakkında onlarca yıl çalışmış uzmanlardan oluşan bir yer değil. O halde “Bu site ahlaksız, kapatın” kararının ölçütünün ne olacağı gerçekten belirsiz.

* Hukuka aykırılık çok açık. Yürütmeyi durdurma kararını iki tane koşulu var. Bir tanesi açıkça hukuka aykırılık durumu, ikincisi de telafisi güç veya imkansız zarar doğması. Telafisi güç zarar, kural uygulanmaya başladığı anda doğacak. Çünkü o günden itibaren sansürleme başlayacak. Benim görüşüm sansüre hayır ve burada açıkça hukuka aykırılık olduğu ve telafisi güç zararlar doğacağı. Ama nihayetinde buna yargı karar verecek, o nedenle bu konuda daha fazla söz söylemek doğru olmayabilir.

İncisözlük 22 Ağustos için AİHM’ye gidiyor
İnternetin aykırı sözlük sitesi incisözlük 22 Ağustos 2011 tarihinde başlayacak olan filtre uygulamasına karşı öncelikle olarak iç hukuka başvurmaya sonuç alınamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidileceğini açıkladı.

Sitede iki plan geliştirildi.

İlk planda AİHM’ye başvurmak için tüm iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğinden yola çıkılarak öncelikle Türk mahkemelerinde hakkın aranması kararı verildi.

İkinci planda tüm iç hukuk yollarının tükendiği varsayılarak AİHM’ye başvurulması planlanıyor. Bunun için yapılması gerekenleri toplayarak bir araya getiren İncisözlükçüler bununla ilgili yol haritasını da web sitelerinden yayınladı.

22 Ağustos İnternet Darbesine HAYIR
Yaşanan bu süreci ‘internet darbesi’ olarak adlandıran kullanıcılar ise eyleme geçmeye hazırlanıyor.

Facebook, twitter gibi sosyal ağlarda “22 Ağustos İnternet Darbesine HAYIR” sloganıyla biraraya gelen onbinlerce internet kullanıcısı 22 Mayıs pazar günü sansüre karşı yürüyecek..